Hallac-ı Mansur

Hallac-ı Mansur İran Horasan’ın yakınlarında Bayza’da doğan büyük tasavvuf düşünürüdür. Bâtıni ve Vahdet-i Vücutçu fikirlerin babası sayabileceğimiz Mansur “en-el hak” “ben allah’ım” dediği gerekçesiyle 912 yılında önce bilekleri kesilerek, daha sonra asılarak ve sonra da yakılarak kül haline getirildi. Hallac-ı Mansur İslam dışında Zerdüştlük, Budizm, Hinduizm gibi inançları yakından incelemiş, dini ortamlarında onlarla birlikte yaşamış...Devamı

Yeniçeri Ocağı’nın Kapatılması ve Bektaşilerin Katledilmesi

Osmanlı’nın kanlı tarihinin en büyük katliamlarından olan ve “Vaka-i Hayriye” olarak adlandırılan Yeniçeri Ocağının kapatılması olayı Anadolu’da yaşanan Alevi-Sünni ayrımının keskin dönüm noktalarından biridir. Bu olay sadece Osmanlının askeri/stratejik bir hamle olarak eski ordusunu “kaldırarak” yeni bir ordu kurmasının dışında toplumsal yapıda ciddi değişikliklere neden olan önemli bir olaydır. Osmanlı devletine 500 yıldan fazla hizmet...Devamı

Otman Baba: Rum Abdalların Piri

Kalender ve Haydarilerin kurucu babaları Cemaleddin Savi ve Kutbeddin Haydar’dan farklı olarak Otman Baba Rûm Abdâllarının kurucusu sayılamaz. Bu grubun 13. Yüzyıla kadar giden inişli çıkışlı bir tarihi vardır. Bununla birlikte Rum Abdallarının özel inanç ve töreleri olan ayrı bir derviş topluluğu olarak ortaya çıkmaları ancak 15. yüzyılın ikinci yarısındadır. Bu dönemin Abdal dramında Otman...Devamı

Rum Abdalları

Vahidi, Menavino ve Nicolas de Nicolay’ın sağladığı geniş kapsamlı öyküler, 16. yy. başları ve ortalarında Osmanlı İmparatorluğu’nda belirgin giyim donanımları, acayip gelenekleriyle Eskişehir Seyyit Battal Gazi tekkesine özel bağımlılıklarıyla bilinen “Abdal” yâda “Işık” olarak bilinen derviş gruplarının olduğuna şüphe yok. O zamanlar Anadolu “Rumeli, Diyar-ı Rum, Rum” olarak bilindiği için “Rum Abdalları” olarak anıldılar. Vahidi’nin...Devamı

Abdal Musa ve Kaygusuz Abdal

Menkıbeye göre Kaygusuz, Alâiye Beyi’nin oğludur ve adı Gaybi’dir. Genç Gaybi bir gün avlanamaya çıkar, geyiğe rastlar bir ok atar. Ok geyiğin koltuk altına saplanır. Yaralı geyik koşa koşa Elmalı’da, Abdal Musa’nın tekkesine ulaşır ve içeri girer. Arkasından koşan Gaybi tekkeye girer, dervişlere başvurur. Nihayet Abdal Musa’nın huzuruna çıkan Gaybi olayı anlatır, geyiği ister. Fakat...Devamı

Erenler Meclisinde Bir Kadın Önder: Kadıncık Ana

Âşık Paşazade Anadolu Selçukluları devrinde Anadolu’daki sosyal zümrelerden birinin de kendi tabiriyle “Bacıyân-ı Rûm” yani Anadolu Bacıları olduğunu haber verdikten sonra Hacı Bektaş’ın Bacılara yakınlığından ve bu Bacıların liderlerinden olduğu anlaşılan “Kadıncık Ana”ya bağlılığından da söz etmektedir. Bu cümleden sonra Hacı Bektaş’ın gizli ilim ve kerametlerini Kadıncık Ana’ya gösterdiğini, nesi varsa ona emanet ettiğini bildirmektedir....Devamı

Ütopik Bir Kent: Rıza Şehri

Bir zamanlar bir sûfi dünyayı seyahate çıkar. Bir gün yolu bir kente düşer. Bu kent, şimdiye değin gördüğü kentlere benzememektedir. Sabah zamanı herkes işine gücüne gitmekte, sessizlik içinde yaşam sürmektedir. Kentin alışmamış bir düzeni vardır. Sûfi kentin bu düzenini görünce şaşar kalır. Öyle ki yaklaşıp birine bir şey sormaya cesaret edemez. Karnı acıkmıştır. Kenti gezerken...Devamı
15 49.0138 8.38624 1 0 4000 1 https://yoldefteri.net 300 0